Mardin Kalesi 6

Mardin Kalesi

Diğer adı “Kartal Yuvası” olan Mardin Kalesi, Subari, Sümer, Babil, Mitaniler, Asur, Pers, Roma, Bizans, Emevi, Abbasi, Hamdaniler, Selçuklular, Artuklu, Karakoyunlu, Akkoyunlu, Safaviler, Osmanlılar dönemlerini kimi zaman zaferlerle, kimi hayal kırıklıklarıyla yaşamış çok önemli bir kale. MS. 330 yılında ateşe ibadet eden ve güneşe tapan Şad Buhari isminde bir kral gelip Mardin kalesinde kalmış. Hasta olan kral, kalede iyileşince, kendisine bir kasır yaptırıp, 12 yıl burada yaşamış. Daha sonra kendi memleketi Pers ve Babil’den birçok asker ve sivil getirip, onları bölgeye yerleştirmiş. Getirilen halk sayesinde kent zenginlemiş, gelişmiş. M.S.442’daki bir veba salgını kale halkının sonu olmuş. MS. 542’e kadar Mardin Kalesi boş kalmış.

Kalenin ovadan yüksekliği bin metre kadar. Kalenin bir kısmı sarp kayaların üzerine oturmuş. Kalenin güney kesiminde bir kule hala ayakta. Kalede daha önceleri mesken olarak kullanılmaya yarayan kalıntılar gözlenmiş. 19.yüzyılın ilk yarısında mevcut olan surların, bugün bazı yerlerde yalnız temellerine rastlanıyor. Bir çok kez kuşatılan kale, Timur’u bile çileden çıkaran direnişini, bünyesinde barındırdığı su sarnıçları ve ambarlarındaki bolluk ile sağlamış. Şehrin altı kapısı varmış. Bunlar; batıdaki Diyarbakır Kapı, doğuda Savur Kapısı, kuzeyde Bab-ı Şavt, kuzeybatıda Bab-ı Hamara, güneybatıda, Bab-ı Zeytun, güneyde Bab-ı Cedid (Yeni kapı).
Bu kapıların sağlamlığı kalenin uzun yıllar zapt edilemeyişine önemli bir etken teşkil etmiş. Kartal Kalesi’nin şöhreti o kadar yaygınmış ki, pek çok şaire ilham kaynağı olmuş.

Deyr-ul Zaferan Manastırı
Deyrul; ibadet edilen yer, zaferan ise civarda bolca yetişen safran otu anlamına geliyor. Manastır, 4. yüzyılda inşa edilmiş 1600 yıllık bir yapı. Deyr ul Zaferan, Yukarı Mezopotamya’nın tarihi yapıtlarından en tanınmış olanlarından biri ve Süryani Kadim Cemaatinin dini merkezi. Bugünkü Süryanilerin ataları olan ve güneşe tapan Aramiler, M.Ö 2. binden başlayarak 4 bin yıl boyunca burada her güneş doğuşunda bir ayin düzenleyerek güneşe kurbanlar sunarlarmış. İsa’dan sonra Hristiyanlığı benimseyip kiliseler kurmuşlar. Manastırın kurulduğu dönemden kalma mozaikler bugün de duruyor. Canlı bir tarih görünümünde olan manastırın en büyük özelliklerinden biri de içinde 52 Süryani patriğinin mezarlarının bulunması. Manastırın içinde tarihi bir İncil ve kutsal taş mevcut ve ilk tıp fakültesinin burada kurulduğu söyleniyor.

Meryem Ana Kilisesi ve Patrikhane
1860 yılında Patrik Antuan Semheri tarafından yaptırılan kilisede; kemer, yuvarlak taş sütunlar ve avluda korkuluklar yer alıyor. Patriğin oturma yeri ile İncil vaiz yeri, üzüm salkımlı motiflerinin ahşap el işçiliğiyle bambaşka bir görünüm sergilemekte. 1895 yılında Antakya Patriği İğnatuos Benham Banni tarafından inşa edilen Patrikhane ise bugün müze olarak hizmet veriyor.

Mar Gabriel Manastırı / Deyrülumur
Yerel adı Deyrülumur. Kuş uçmaz kervan geçmez bir dağ başında yalnız bir manastır. Süryani Cemaati’nin ünlü ve büyük yapıtlarından olan manastır, yüksekçe bir tepeye kurulmuş. Manastırın temelleri M.S. 397 yılında atılarak kısa sürede tamamlanmış. Değişik tarihlerde manastırın içine ve dışına ekler yapılmış. Bir kısmı Bizans mozaikleriyle bezeli. Öteki yapıların çoğu 19. yüzyıl tarihli, bazısı yeni. Cumhuriyetten sonra uzun süre terkedilmişsede şimdi kimi çabalarla yeniden canlandırılmış.

Mardin Kalesi 2 Mardin Kalesi 3 Mardin Kalesi 4 Mardin Kalesi 5 Mardin Kalesi 6 Mardin Kalesi 7 Mardin Kalesi

 

Paylaşım Butonları ---->Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrShare on Google+Pin on Pinterest
Mardin Kalesi
1 vote, 5.00 avg. rating (99% score)
Bu alana reklam verebilirsiniz!