mardin

 

ANTİK BİR KENT MARDİN

 

Bir kale var ki fethedilmemiş. Bir şehir var ki bir sürü medeniyete ev sahipliği yapmış. Söyle Mardin’im, anlata bilsinler güzelliğini.

Bilsinler de anlamakla yetinmeyip gelip yaşasınlar seni. Mardin’in gecesi gerdanlık, gündüzü ise seyranlık diyorlar. Bilmiyorlar ki Mardin diyarlık. Şimdi ben anlatmaya başlasam seni. Hangi kavimden, hangi dinden, hangi göçten bahsedeyim, hangi kültürünü anlatayım ? Arabını mı ? Kürdünü mü? Süryanisini mi ? Çerkezini mi ? Türkünü mü ? Hıristiyanını mı ? Medeniyetlerini mi ? Gelip geçenlerin arkalarından bıraktığı derin izleri mi ? Taşını anlatmaya mı kalksam. Dolu dolu taş evlerini, Mardini geceleri süsleyip gerdanlandıran taş evlerini mi ? Ya da gerdanlık demişken, boyunları süsleyen telkarilerinden mi bahsetsem.

Gümüş, gümüş dar sokakları anlatan gümüşlükleri, telkaricileri mi anlatsam ? Amcalarımın nasıl işlediğinden, el emekleri göz nurlarını mı haykırsam. Kasımiye’de nede güzel güneş batıyor öyle. Tabi ya Kasımiye medresesi de var sonra. Darülzafaran var. Deyrulumur manastırı var. Kiliseleri var. Hem de bir tane bile değil. Mesela; Mor Şimune kilisesi var, inancı uğruna yedi çocuğunu feda eden Mor Şimune adına yaptırılan. Bir zamanlar hastane ve psikolojik tedavi merkezi olarak kullanılan; Mor Mihail kilisesi var. Mardin’de kırıklar kilisesin de Süryaniler için Noel Ayini var. Çekiç sesleri gelir bakırcılar çarşısında. Alırlar ellerine çekiçleri, işlerler deli deli, dolu dolu. Bıkmadan, usanmadan severek yaparlar işlerini. Mardin müzesi var her şeyi anlatan. Şehrimi şehir yapan Mardin kalesinin önünde. Peki ya dar sokakları ? Onlar süslüyor şehrin her bir yanını. Süryaniler gelir de ibadet edermiş Deyrulzafaran manastırında. Safran bitkisi yetişirmiş çevresinde. Kokusunu yayar Mardin’e Kahve kokar sokaklar.

Buram buram içine çekesin gelir. Hele girdin mi bir kahve dükkanına, kahve ikram etmeden durmazlar ki. Zinciriye medresesi var, yazın aydınlatan, kışın kâra bürünen. Mardin’de camiler var. Ezan sesleriyle yankı yapan. Camiler sıralanır doğudan batıya, sıra sıra, ses ses duyulur ezan. Emir hamamı , Reyhaniye Camisi, Latifiye Camisi, gökyüzünde dikilen Ulu Camisi var. Mezopotamya; Dicle ve Fıratı birbirine bağlar. Dicle’ nin suları altında bir tarih olan Hasankeyf’im var. Mardin’i ilçeleri de tamamlar. Süsler bir antik kenti. Mor Borsavma kilisesi var Midyat’ ta. Atlar geçer sokaklardan faytonla. Tatlı mı tatlı Tatlı Dede konağı var. Dara Antik kentte şu arnıcları var. Daram’ın kalıntıları var. Biz çeşme başında içeriz suyu. Kuyulardan çekeriz. Sürme süreriz gözlerimize. Süsleriz boyunlarımızı telkariyle. Cevizli sucuk yeriz. Pekmez yaparız kendi ellerimizle. Dua ederiz Sultan Şeyhmus Türbesinde. Ve güneş batar Mardin kalesininin dağları ardında. Geceleri gerek duymaz kimse ışık yakmaya, Mardin’ in geceleri aydınlatır her yeri.

Herkesi kabül etmiş. Din, dil, ırk, renk ayrımı yapmadan. Şimdi Mardin’im de , gökyüzü özgürlüğü. Güvercinler barışı, simgeler. Biz unuttuk mu kına gecelerini ? Zılgıt, zılgıt taş evlerden çıkan gelinleri. Kına sürerler ellere Mardin, Mardin diye. Şimdi sen söyle Mardin’im hangisinden başlasam anlatmaya. Tarihler içinde tarih yazmaya. Gerek duymuyorum aslında. Bilen biliyor ya. Sen ki gecesi gerdanlık, gündüzü seyranlık, gezmesi diyarlık bir antik kent.

 

Paylaşım Butonları ---->Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on TumblrShare on Google+Pin on Pinterest
Mardin
20 votes, 5.00 avg. rating (99% score)
Bu alana reklam verebilirsiniz!